Yayınlar

KARANTİNA II: SONUN BAŞLANGICI (8. BÖLÜM)

Resim
"Bunun kötü bir fikir olduğunu biliyordum!" diyerek Emre'nin odasında dört dönmeye başlamıştım. "Andre'yi orada bıraktık anlıyor musun? Alamadık! Elif'e ne söyleyeceğiz?" "Davamız ve kampımız için öldü. Elif bunu kabullenecektir."

KARANTİNA II: SONUN BAŞLANGICI (7. BÖLÜM)

Resim
"Ne yapacağız," dedim Emre'ye.
 "Karşıya geçebilmemizin iki yolu var."
 "Ne onlar?"
 "Ya deniz yolu ile geçeceğiz, ya da yerin altından."
 "Denizin üstünden geçersek çok açıkta olacağız ama yerinden altını da muhtemelen kapatmışlardır."
 "Kalıcı bir şekilde kapatmaları imkânsız... Yoksa kendileri de geçemezler. Muhtemelen yer altı kampı kurmuşlardır."

KARANTİNA II: SONUN BAŞLANGICI (6. BÖLÜM)

Resim
Yavaşça gözlerimi açmaya çalıştım ama odanın içindeki ışık bunu yapmama engel oluyordu. Birkaç dakika sonra ışığa alıştım ve şaşkın bir şekilde etrafıma göz gezdirmeye başladım.

KARANTİNA II: SONUN BAŞLANGICI (5. BÖLÜM)

Resim
Yaşadığımız son olay Baba isminin tekrardan aramızda dolaşmasına sebep olmuştu. Burnumuzun dibinde kamp kuracak kadar cesaretlerini toplamışlardı tekrardan. O gün onları elimizden kaçırmak tekrardan savaşa girmemize sebep olacaktı.

KARANTİNA II: SONUN BAŞLANGICI (4. BÖLÜM)

Resim
"Günaydın, bir gelişme var mı?" dedim. "Şu anlık yok. Üçer kişilik iki keşif grubu gönderdik dışarıya," dedi Emre. "Görevleri neler?" "Bir grup erzak bulmak için gönderildi. İkinci grup ise araştırma yapmaları için gönderildi." "Araştırma mı? Ne araştırması?" "Kamp dışındaki gözlem noktalarından biri, gece ateş yakıldığını görmüş. Onların bir ziyaretçi olduklarını düşünmüşler ama ateş sabah da olduğu yerde durmaya devam etmiş. Bir kamp olduğundan şüpheleniyoruz."

KARANTİNA II: SONUN BAŞLANGICI (3. BÖLÜM)

Resim
"Biraz çay verebilir misin?" dedim Bahar'a. "Önceki hayatında mantardan nefret ettiğini sanıyordum," dedi. "Evet ama elimizde başka bir çay çeşidi yok maalesef. Hem, yavaş yavaş alışmaya başlıyorum." "Al bakalım, afiyet olsun." "Teşekkürler."

KARANTİNA II: SONUN BAŞLANGICI (2. BÖLÜM)

Resim
"Can, Emre! Çabuk gelmeniz gerekiyor," dedi Elif nefes nefese kalmış bir şekilde.


 Dördümüz de koşarak odadan çıktık ve merdivenlerden inerek revire geldik. Batuhan. Batuhan'ın kaldığı odaya girdik ve Batuhan'ın etrafı dağıttığını gördük. 


KARANTİNA II: SONUN BAŞLANGICI (1. BÖLÜM)

Resim
2 YIL SONRA


 Ailemizin verdiğim büyük savaşlardan sonra uzun bir zaman geçmişti. Bu zaman içerisinde ailemizi genişletmek için birçok girişimde bulunduk. İstanbul'un birçok yerine kampımızın nerede olduğunu anlatan resimler çizdik ve yazılar yazdık. Kısa sürede kamp nüfusumuzu arttırdık. Çevre binaların aralarına duvarlar örerek sınırlarımızı genişlettik ve apartmanları ev olarak kullanmaya başladık. 

KARANTİNA: KAOS

Resim
Yiyecek ve malzeme bulmak için dışarıya çıkmak zorundayız. Son yaşanan olaylardan sonra bunu kimse istemese de açlıktan da ölmek istemiyoruz. 12 kişi kaldık. 3 arkadaşımızı gömdüğümüz zamandan beri bir hafta bile geçmedi. Şu ana kadar çok iyi idare ettiğimiz karantina bir anda yerle bir oldu. Herkesin söyleyecek bir şeyleri var ama kimse konuşmuyor. Herkes gergin ve yaşama isteğini kaybetmiş durumda. 

AARON

Resim
Gizon köyünde yine sıradan bir sabahtı. Köylüler rutin işlerine başlamış, kimisi odun kırıyor, kimisi tarlada mahsulleri ile ilgileniyor, kimisi ise tavernada birasını yuvarlıyordu. Kavurucu sıcak işleri yavaşlatıyor, su içmek için köy halkı kuyunun etrafını dolduruyordu. Son yıllardaki kuraklık  köy nüfusunun azalmasına yol açmasına rağmen Moragon'un en kalabalık köylerinden biri olan Gizon, bir o kadar da fakir bir köydü. Zenginliği ile ünlü olan Moragon Kraliyet Ailesi uzun yıllar içinden çıkamadığı savaşların sonucunda kazanan taraf olmuş ama topraklarının içindeki köyleri de ihmal etmiştir. Fakirleşen köyler göç vermiş ve unutulmaya yüz tutmuştur. Bu köylerden biri olan Gizon'da, Aaron adında bir genç yaşamaktaydı. Yirmi bir yaşında, köyün en genç mensuplarından biriydi Aaron. Annesini kendi doğumunda kaybetmiş, on yedi yaşındayken babasının ölümüyle iyice içine kapanık biri olmuştu.